Maçtan Görüntüler
Resmi görmek için tıklayın!
Resmi görmek için tıklayın!
Resmi görmek için tıklayın!
Resmi görmek için tıklayın!
Resmi görmek için tıklayın!
Resmi görmek için tıklayın!
Resmi görmek için tıklayın!
Resmi görmek için tıklayın!
Resmi görmek için tıklayın!
Resmi görmek için tıklayın!
Resmi görmek için tıklayın!
Resmi görmek için tıklayın!
Resmi görmek için tıklayın!
Resmi görmek için tıklayın!
Resmi görmek için tıklayın!
Resmi görmek için tıklayın!
Resmi görmek için tıklayın!
Resmi görmek için tıklayın!
Resmi görmek için tıklayın!
Resmi görmek için tıklayın!
Resmi görmek için tıklayın!
Resmi görmek için tıklayın!
Resmi görmek için tıklayın!
Resmi görmek için tıklayın!
Resmi görmek için tıklayın!

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Görüntüleme sayısı: 164

 
Öp babanın elini !!!

Yorumlar (1) | Görüntüleme sayısı: 150

 
Böyle başa, böyle traş - Zeki Kayalp
    Kalabalık seyirci önünde maç izlemeyi özlemiştik. Kıbrıs Türk futbolunun son dönemlerdeki en büyük motivasyonsuzluğu kalabalık seyirci önünde maç trafiği yaşamamasından kaynaklanır. Günümüz futbol sektörünün olmazsa olmazı da taraftandır. Ancak her iki kulübün yaklaşık otuz yıllık rekabeti, sezonun ilk karşılaşmasında Gönyeli'nin 8-1 gibi tarihi galibiyeti, yaşanan kavgalar. Gönyeli'nin Mağusa'ya yenilgisiz gelmesi ve en önemlisi iki takım taraftarının ciddi boyutlardaki kutuplaşması, karşılaşma öncesi maçtan çok güvenlik önlemlerinin konuşulmasını gündeme getirdi. Zaten, hafta içi Futbol Federasyonu'nda yapılan güvenlik toplantısı ve dünkü maçta yaklaşık 200 polisin aldığı üst düzey önlemler bunların göstergesi gibiydi.

    Maç öncesi tüm taraftarlar didik didik arandı. Karşılaşma boyunca teneke kola satılmazken su ihtiyacını karşılamak isteyen taraftara açık su verildi. Tedirginliklerle dolu böylesi bir maç izler misiniz diye sorsanız cevabım hayır olur. Ancak böyle başa böyle tıraş misali alınan tüm tedbirler doğru karardı. Çünkü futbolun konuşulmayacağı, şiddetin olacağı bir ortam yaratmak isteyenlere, dün çok net cevap verilmiş oldu.

    İşte böylesi çok doğru ama alışılmıştan uzak güvenlik çemberi altında oynanan karşılaşmaya damgasını vuran kalecilerdi. Önce Gönyeli kalecisi Hasan topu elinden kaybederek Ali Oraloğlu'nun fırsatçılığını unuttu. Daha sonra MTG kalecisi Fikri, Hasan'ı kıskanırcasına Çağan'ın orta şut kanşımı topuna seyirci kaldı.

    Üst düzey futbolun olmadığı, ancak ikili mücadelenin yaşandığı maçta tribünleri hınca hınç dolduran her iki takım taraftan çok fazla heyecan yaşamadı desek yalan olmaz. Dünkü maçtan çıkarılacak en önemli ders, gerek MTG, gerekse Gönyeli futbolcularının, taraftarların çılgınlıklanna aldınş etmeden vermiş olduklan mesajdı." Lütfen kavga ortamından uzaklaşıp, futbol oynamamıza yardımcı olun".

    Dünkü stresi ve tansiyonu yüksek, emniyet çemberi altında oynanan karşılaşmada kulaklannı tribüne tıkayarak, takımlan için ter akıtan tüm futbolculan kutlamak isterim. Zaten bu karşılaşmaya da yakışan saha içerisindeki kora kor mücadele ile gelen dostluktu.

    Az pozisyonlu, mücadelesi yüksek, uzaktan veya şişirtme atılan toplarla günümüz çağdaş futbol anlayışından uzak mücadelede, kazanan yalnızca güvenlik güçleri oldu. Yaklaşık 200 polis ve ekstra güç, çevik birliğin hazır olduğu bir ortamda hiç kimsenin burnunun kanamaması belki de en sevindirici hadiseydi. Ülke şartlannda çok konuşulup, çok fazla önlem alınan karşılaşmalarda güzel futbol izlemek şu anda hayaldir. Toplum olarak bu gibi atmosferlere alışık değiliz. Ama zaman içerisinde bunları da öğreneceğiz. Futbolun ekonomik değer olduğu bir dönemde, ihtiyacımız olan tek şey, dünkü karşılaşmadaki gibi tribünleri dolduran taraftar topluluğudur. İşte, o zaman kalite ve rekabetten bahsedilebilir. Aksi halde, zaferler kısa, gelirler kısıtlı, sıkıntılar çok olur. Tabi kaybeden de her zaman Kıbns Türk futbolu olur.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Görüntüleme sayısı: 136

 
Hatalar ve puanlar - Sedat Kılıç
    Mağusa'da dün iki kalecinin yapmış olduğu birer hatanın neticesinde her iki takım da sahadan birer puanla ayrıldı
Geçmiş maçlarda yaşanan ve hafızamızda kötü anılarla kalan maçlar ve olaylardan dolayı dünkü futbol maçında futbol veya sonucun ne olacağından çok, yaşanacak olaylar maça damgasına vurabilir endişesi taşınmaktaydı.

    Polisin almış olduğu olağanüstü önlemler, teknik heyet ve yöneticilerin hafta içi vermiş olduğu demeçler ve önemlisi futbolcuların iyi niyetle mücadelesi tatsız olayların yaşanmamasında en büyük etkendi.

    Bu maça gelinceye kadar açık ara puan farkıyla liderlik koltuğunda oturan ve şampiyonluğun en büyük adayı olan Gönyeli, futbol olarak tarihi bir kalabalık önünde oynanan maçta hayal kırıklığı yarattı dersek yeridir.

    Her iki takım da aslında birer puana razı bir mantaliteyle maç boyu sahada yer aldı. Bir kısır döndü içerisinde adam adama markaj ve oynamaktan çok oynatmamaya yönelik taktiksel anlayış, seyir olarak pek de hoş olmayan bir maç izlememize neden oldu.

    Bu oyun her iki takım adına da gol pozisyonlarına yansıdığından birinci golde konuk Gönyeli'nin kalecisi hasan Piro'nun hatasını affetmeyen Ali Oraloğlu'ndan geldikten sonra, futbolun adaleti ilk yarının son dakikalarına girilirken, Çağan'ın soldan yaptığı ortanın kaleci Fikri'nin hatasından doğrudan ağlara gitmesiyle skorda da denge sağlanarak takımlar soyunma odasına gitti.

    İkinci yarıya her iki takımda ilk yarıyı tamamladıkları 11 Meriyle çıktı. Özellikle sahanın en iyilerinden olan Abbas ve onunla uyum içinde olan Cemal'ın Gönyeli forvetine gol pozisyonu şansı vermemesi rakip takımın teknik heyeti tarafından fark edildi ve Tarık'la olsun, Hüseyin Amcaoğlu ile olsun orta sahadan Joseph'le olsun rüzgarın da etkisiyle uzaktan şutlar denedi.

    İkinci devreye baktığımızda Kemal Uçaner'in, Gönyeli adına direkten dönen kafa şutunun dışında her iki kalede de gol pozisyonu görmedik.

    Maçın hakemlerine gelince; klasmanın en üst seviyesinde yer alan Mehmet Malek, yardımcılarıyla uyum içerisinde zorlu, "stresli" maçı tecrübeleriyle kolaya çevirdiler ve hatasız bir maç yönettiler.

    Maç sonunda geniş güvenlik önlemleri altında önce konuk Gönyeli taraftarlarının stattan çıkartılması ardından MTG seyircilerine kapıların açılması olası bir çatışma veya kavga ortamının doğmasını engelledi. Futbol olarak pek zevk vermediyse de her hangi üzücü bir olaya sebebiyet vermeden maçın tamamlanması sevindirici idi.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Görüntüleme sayısı: 153

 
Yenemezsen yenilme - Ogün Genç Kaçmaz
    Yenilgisiz lider Gönyeli, ligde üçüncü beraberliğini Mağusa deplasmanından alırken puan farkı kredisini kullandı. Son yıllarda iki kulüp taraftarları arasında yaşananlar maç öncesi saha içinden çok, saha dışı faktörlerin konuşulması ve tartışılmasını getirdi. 150 civarında emniyet görevlisinin stat içinde, birçok görevli de stat dışında bulunurken, taraftarların oturma şekilleri, sahaya geliş ve ayrılma düzenleri konusunda tedbirler alındı. Bazı küfürler ve hareketlerin dışında ciddi bir olayın olmadığı, ülkemizin ender yaşadığı atmosferde oynanan bir maçtı.

    Bu tip önlemlerin sadece Mağusa'da değil, Gönyeli ve diğer kritik maçların oynandığı statlarda da alınmasını bekliyorum. Bu tip görüntüleri Mağusa Türk Gücü'nün iki sezon önce şampiyonluğa ulaştığı sezonda görüyorduk, geçtiğimiz yıl Çetinkaya, bu yıl da Gönyeli tribünleri bu denli destek veremiyor. Aşın bazı hareketleri de olmasa sayı ve manevi katkı bakımından olması gereken taraftar profili Türk Gücü'ndedir. MTG Store'un satışları ve 10 bin YTL'nin üzerinde elde edilen hasılat ile kulübe destek sağlandı.

    Maç az gol pozisyonlu geçerken, ikili mücadeleler ve top kayıpları çoktu, temposu düşüktü. Saha zemininin iyi pas yapmaya engel olduğu, yakın markajların da etkisi ile oyunu bozmaya yönelik müdahaleler kaliteyi düşüren faktörlerdi. Gönyeli bu maça kadar Bağcıl ve Türk Ocağı deplasmanlarında golsüz beraberlikle puan kaybı yaşamıştı. O maçlarda olduğu gibi dün de baskılı gibi görünseler de üretken değildiler, alınan tedbirleri aşmakta zorlandılar. Kemal Uçaner'in direkten dönen kafa şutu dışında net diyebileceğimiz pozisyon yakalayamadı.

    Türk Gücü klasik oyun düzeninde, oyun disiplinine bağlı kalırken takım olarak defansif yönden başarılı hücumda yetersizdi. Kaleci Hasan'ın, kolay topu elinden sektirme hatasını takipçiliği ile affetmeyen Ali Oraloğlu Türk Gücü'ne skor avantajını getirdi.

    Gönyeli atakları karşısında yerinde tedbirler alan san-yeşilliler Jamil'e boş alan bırakmadı, Jacques ile Hüseyin Kayalılar 'ı kaleye döndürmedi. Sol kanattan Çağan'ın getirdiği toplarda Abbas ile Cemal etkili idi. İlk yarının son bölümünde geriye fazla yaslanan Türk Gücü, kalesinde pozisyon görmese de Çağan'ın yaptığı ortada Fikri, meslektaşı Hasan'a nazire yaparcasına ön direkte çakıldı top ağlarla buluştu, iki golde de kaleci hataları ön planda idi. Ülkemizin en iyi kalecilerinden Hasan ile Fikri'nin maça bu şekilde etMerinin antrenman düzenlerinden kaynaklandığım düşünüyorum.

    ikinci yanda oyun düzenlerinde ve tempoda bir değişiklik olmadı, topa sertlik vardı, futbolcular iyi niyetli idi, çetin mücadelelere rağmen fair-play ruhu vardı. Mehmet Malek sonuca tesir edecek pozisyon bulunmadığından da ciddi hata yapmamakla birlikte faul pozisyonlarım iyi süzemedi, ikili mücadelelerde çalmadığı birçok düdük vardı.

    Gönyeli daha fazla yüklenmesine rağmen istediklerini yapamadı. Türk Gücü kazandığı toplan kontrataklarda etkili kullanamadı. İki takımın da yenemezsek yenilmeyelim düşüncesi gerçekleşti.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Görüntüleme sayısı: 112

 
Gönyeli korktu, Mağusa korktu - Necmi Belge
    Büyük bir heyecanla ve merakla beklenen Mağusa Türk Gücü-Gönyeli maçı dün, son yılların en kalabalık seyircisi önünde oynandı. Hafta içerisinde, haftalardır iki takım taraftarlarının sanal alemde biribirlerine meydan okumaları, bu tatsızlıkların stada taşınıp, taşınmayacağı endişesini de birlikte getirirken, her iki takımın da sağduyulu yöneticileri ve Güvenlik güçlerinin üstün gayreti ile bu kritik karşılaşma olaysız bir şekilde sona erdi. Burada, gerek MTG ile Gönyeli yöneticilerine, gerekse Emniyet güçlerine teşekkür etmek gerekir diye düşünüyorum.

    Maçın en ilginç anektodlarından biri de, Mağusa Türk Gücü'nün ateşli taraftarlarını temsil eden "ULTRACROWS"'un, ünlü "BABA" (GODFATHER) filmininin müziği eşliğinde tribünlere astığı ve o filimde "Baba" rolünde oynayan Marlon Brando'nun sarı-yeşil kaşkolü ile elini, kırmızı-beyaz bir kaşkol giyen Gönyeli seyircisine öptürdüğü resim idi. Bu arada, hazırlanan diğer tahrikkar pankartların polis marifetiyle indirilmesi, Güvenlik güçleri açısından takdire şayandı.

    Başta, Futbol Federasyonu Başkanı Okutan, bu maçın olaysız bir şekilde geçmesini sağlayan Mağusa Polis Müdürü Erdal Emanet olmak üzere, siyasilerin ve üst düzey bürokratların ilgi gösterdiği karşılaşma, son yılların en coşkulu maçları arasına girdi.

    Karşılaşmaya gelince, her iki takım teknik direktörü biribirlerinden korkmuş olacaklar ki, önce, defanslarını kalabalık tutarak, karşı takımın tehlikeli futbocularını kilitlemeyi düşündüler. MTG, Gönyeli'nin golcü futbolcusu Jaques'i Abbas, Gönyeli ise, Ali Oraloğlu'nu Hüseyin Amcaoğlu ile kontrol altına almaya çalıştı. İlk yarıda, rüzgarı leyhine almasına rağmen, oyunu kendi alanında kabul eden MTG, soldan atılan uzun toplarda Osman'ı kaçırtmaya düşündüler. Bunda da başarılı oldular. Ancak, Osman bu uzun toplarla ele geçirilen kontrataklarda, topu bir türlü Ali Oraloğlu, Tolgahan ve Ahmet Hassan ile buluşturamadı.

    Gönyeli ise, Erdinç, Jamile, Josef, Tarık ve Serkan ile domine ettiği orta sahada, o klasik rakibi ezme ve kanatlara aktardığı toplar sonucu yapılan ortalarda golcü Jaques'i buluşturma başarısını gösteremedi. Gönyeli Teknik Direktörü Hüseyin Mevlut, MTG forvetinden korkmuş olacak ki, orta sahasını ancak ikinci yarıda, o da rüzgarın etkisi ile ileri çıkarabildi.
Dolayısıyle, lider Gönyeli saha dışı muhtemel olaylardan etkilemiş olacak ki, her zaman sahada görmeye alıştığımız o Gönyeli hakimiyetini göremedik.

    Bu maçta, her iki takımın da ortak özelliği, gol yollarında çoğala-mamaları idi. Durum böyle olunca, goller de ya yapılacak hatalara, ya da tesadüflere kaldı. Nitekim, atılan iki golde de kalecilerin büyük hataları vardı. MTG golünde, kaleci Hasan Piro topu elinden kaçırırken, Gönyeli golünde ise, sahanın sol köşesinden Çağan'ın, biraz da "top benden gitsin" örneği attığı orta karışımı şut, kaleci Fikri'nin öne çıkması sonucu ağlarla buluştu.

    Maçın genelinde topa hakim olan lider Gönyeli, ikinci yarıda gol için oyuna aldığı Kemal Uçaner de, gol için çare olmayınca, son yılların en kalabalık seyircisinin izlediği karşılaşma 1-1 berabere sonçlanırken, kanımca bir sezonluk saha hasılatını bir maçta toplayan MTG, sadece bu mutluluğu yaşıyordu.

    Bu maçın orta hakemi Mehmet Malek, bana göre vasat bir maç yönetti. Hatta, verdiği kararlarda ve gösterdiği kartlarda tercihlerini lider Gönyeli leyhine kullanması, MTG taraftarlarını adeta çileden çıkarttı.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Görüntüleme sayısı: 116

 
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuç 1 - 11 Toplam 133